Yükleniyor...

Lütfen bekleyiniz, sayfa yükleniyor.

← Dil Yolculuklarına Dön

Tıp Fakültesinden Milano'ya Uzanan Erasmus+ Staj Yolculuğu

Ahmet Berke Öztürk

29 Mayıs 2026

Merhaba, ben Ahmet Berke Öztürk. Tıp Fakültesi (İngilizce Programı) 3. sınıf öğrencisiyim. Erasmus+ KA131 staj hareketliliği sürecine başlarken benim de aklımda çok fazla soru vardı: İngilizce seviyem yeterli mi, sınavı geçebilir miyim, gerçekten kabul almak mümkün mü, mail atarken hata yapar mıyım? Bu yazıda, kendi deneyimlerim üzerinden bu sorulara samimi cevaplar vermek istiyorum.

Öncelikle şunu söylemeliyim: Erasmus süreci gözünüzde büyüttüğünüz kadar korkutucu değil ama kesinlikle sabır ve disiplin gerektiriyor. Benim yolculuğum özellikle İngilizce sınav süreciyle başladı. Erasmus sınavım gramer ağırlıklı, test formatında bir sınavdı ve aynı zamanda kabul mektubu olan öğrenciler öncelikliydi. İlk başta "Seviyem yeter mi, yetmez mi?" diye çok düşündüm. Burada yaptığım en büyük hata; başlangıçta konuşurken (speaking) yanlış yapmaktan ve başarısız olmaktan korkmamdı. Sonradan fark ettim ki her gün az ama düzenli çalışmak, haftada bir gün çok çalışmaktan çok daha etkili. Günlük 2–3 saatlik odaklı çalışma, özellikle gramer ve konuşma pratiği üzerine yoğunlaşmak sınav için yeterli oluyor.

Staj Erasmus'u düşünenler için en önemli noktalardan biri de mailleşme cesareti. Açık söyleyeyim; ilk maillerimi atarken çok çekindim. "Yanlış mı yazıyorum, rahatsız mı ediyorum?" diye düşündüm. Ama şunu öğrendim: Akademik dünyada kibar ve net yazılmış bir mail asla rahatsız edici değildir. Ben de birçok yere mail attım; bazıları hiç dönmedi, bazıları aylar sonra döndü ama vazgeçmedim. Sonunda İtalya/Milano'da nöroloji bölümünden staj kabulü aldım. Buradan çıkarılacak ders şu: Cevap gelmemesi kişisel değil, sistemseldir. Israr değil, takip önemlidir.

Yanlış kararlarım da oldu. Bazen çok erken panik yaptım, bazen bir maili fazla kurcaladım. Ama süreç bana şunu öğretti: Erasmus'ta her şey %100 kontrolünüzde olmayabiliyor. Ofisler yoğun olabiliyor, onaylar gecikebiliyor. Burada önemli olan sakin kalmak ve süreci profesyonelce yönetmektir. Kabul mektubu, tarih değişikliği, vize gibi konular zamanla çözülüyor.

Yurt dışına çıkmak sadece akademik bir adım değil, aynı zamanda kişisel bir gelişim süreci. İngilizceyi gerçekten kullanacağınız, hata yapmaktan korkmadan konuşacağınız bir ortam. Şu an geriye baktığımda en büyük kazancım sadece bir Erasmus kabulü değil, kendime olan güvenimin artmasıdır.

Bu sürece girecek arkadaşlara en büyük tavsiyelerim: İngilizceyi "geçmem gereken bir sınav" olarak değil, "kullanacağım bir araç" olarak görün. Mail atmaktan korkmayın. Her gecikmeyi ret olarak yorumlamayın. Ve en önemlisi: Kendinize zaman tanıyın.

Hepinize bu yolculukta şimdiden başarılar diliyorum.

Aramak için yazmaya başlayın.